Cemre, ilkbahar başlangıcında yedişer gün arayla önce havada sonra su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışıdır... Arapça olan sözcük kor durumunda ateş anlamına gelir. Mina vadisinde Arafat'tan gelen hacıların attıkları 'taş'larla oluşan yığınlara da "cemre" adı verilir. İlkbaharda görünüp titrek ışıklar saçarak göğe yükselir. Sonra buzların üzerine düşerek onları eritir. Oradan da yere girer. Tasavvuftaki kor ve ateş kavramlarının mecazi anlamları vardır. Temizlenmeyi ve yeniden doğuşu temsil eden ateş aşk kavramının yakıcılığıyla da yakından ilgilidir. [1]
Her gecenin sonu sabah, her kışın sonu da bahardır. Nisan ayında cemre suya düşer, sular ısınmaya başlar.
Sonra toprağa düşer, toprak yeşerir. Sonra atmosferde yerini alır ve yaz gelir... [2]
Cemre, bağrımdaki kurak toprağa baharların gelişine sebeptir... Cemre'yim öyle mi?
Bir cemre zamanı öyleyse... Sevdim ben seni kal böyle... Yolculuğum başlasın, baharın toprağa ulaştığı bir Nisan parıltısından sonra: Yol gitsin ben gideyim...
1 - Vikipedi
2 - Hekimoğlu İsmail